17 12 2007

ÇANAKKALE'DE NE İŞİ VARMIŞ?

Aşağıdaki anıyazısınıTuncay Özkan'ın sayfasından alıp bu sayfaya yazdım. Bugünün yöneticilerinden de aynı tavrı bekliyoruz ama nerde o kararlı iktidar?   Cumhuriyet'in ilanından sonra İstanbul'da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat İngiliz ataşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir. Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der: -Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi. Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der: -Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?   Devamı

15 12 2007

EN GÜZEL DENİZ

En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır. En güzel çocuk: Henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür.                    Nazım Hikmet Ran       Şairimiz ne güzel söylemiş bizim söyleyecek sözümüz  malesef yok. Devamı

05 12 2007

MEYVE VE SEBZELERİN YARALARI

Hangi Meyve ve Sebze Neye İyi Geliyor?  Meyve ve Sebzelerin Gizli Güçleri? adlı kitabından  Jay Kordich?in hastalıklar için önerileri  : İncir :  Bağırsakları çalıştırır.Elma :  Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.Kayısı :  Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır. Muz :  Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir. Vişne :  Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir. Greyfurt :  Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.Portakal :  Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.Mandalina :  Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.Üzüm :  Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir. Kavun :  Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğunca tavsiye edilmiştir. Karpuz :  Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler. Kiraz :  Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür. Armut :  Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır. Çilek :  Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir. Sivribiber :  Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir. Brokoli :  Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır. Lahana :  Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir.Havuç :  Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Salatalık :  Kasları gençleştirir. Deri hü... Devamı

03 12 2007

Geçti mi Bilmem ama herkes öyle diyorsa

GEÇTİ BOR'UN PAZARI Başta kavak yelleri estiği günler hani ?Beklediğin nişanlar,şerefler,ünler hani?Aradığın sevgili,şanlı düğünler hani?        Selvi gibi ümitler döndü birer iğdeye,Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye. Sende cevher var imiş bunu herkes ne bilsin.Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin ?Şöyle bir dairede müdür bile değilsin.Ne çıkar öğrenmişsin mesahayı pi diye,Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye. Bilmemki ne olmaktı senin gayen,maksadın ?Fare gibi kitapların arasında yaşadın.Ne dans ettin eğlendin,ne sevdin kız kadın,Kim dedi hey serseri gençliğine kıy diye ?Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye. Gönül ne çalgı ister,ne eğlence ne de dans,Ne güzel kadınların önlerinde reverans.Kapandıkça kapandı bunca yıldır kahpe şans.İhtiyarlık gölgesi perde çekti dideye,Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye. Fırsatı iyi kolla,sakın olma dangalak,Keyfine bak dünyada gülerek,oynayarak.Sende iç şampanyalar,viskiler bardak bardak,Dokunuyor üç kadeh şimdi bizim mideye,Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye. Hasanın böreğine vaktinde yetişmeli,Hiç durmadan gövdeye atıştırıp şişmeli.Yanıpta kavrulmadan mükemmelen pişmeli,Yoksa seni almazlar hiç bir yere çiy diye,Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.                                        Namdar Rahmi KARATAY          Bu güzel şiiri sevgili arkadaşım Mahmut Tümer'in sayfasından aktardım. Sayın şairine ve arkadaşıma emeklerinden dolayı teşekkür ederim.... Devamı

01 12 2007

ATATÜRK

AŞAĞIDAKİ YAZIYI BİR ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ,  OKULUNUN DUVAR GAZETESİNE YAZMIŞ.İNANILMAZ GUZEL VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI,  İYİ DE YAPMIŞ. Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: ATATÜRK... Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş... Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş... Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej esliğinde Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu... Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş... Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş... Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar... Ülkesinde yapacağı devrimleri,  unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş! Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti ..  Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı. Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Atatürk'e acıyorum... Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah ah... Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken... Bunları yapmadı Atatürk... Keyif çatmadı... Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı... ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O... Devamı

30 11 2007

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vakarlı,Hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,Bütün yük hayvanları gibi battal, ağırVe aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz.Arılar gibi hünerli, hafifSütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesurVe dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altından gizleyen elleriniz.Bu dünya öküzün boynuzunda değil,Bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.Ve insanlar, ah, benim insanlarım,Yalanla besliyorlar sizi, hâlbuki açsınız,Etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız.Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,Göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.İnsanlar. Ah, benim insanlarım,Hele Asya'dakiler, Afrika'dakiler,Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik adalarıVe benim memleketlilerim,Yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,Elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,Elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.İnsanlarım, ah, benim insanlarım,Avrupalım, Amerikalım benimUyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,Ellerin gibi tez kandırılır,Kolay atlatılırsın…İnsanlarım, ah, benim insanlarım,Antenler yalan söylüyorsa,Yalan söylüyorsa rotatifler,Kitaplar yalan söylüyorsa,Duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,Beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,Dua yalan söylüyorsa,Ninni yalan söylüyorsa,Rüya yalan söylüyorsa,Meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,Yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,Söz yalan söylüyorsa,Renk yalan söylüyorsa,Ses yalan söylüyorsa,Ellerinizden geçinenVe ellerinizden başka her şeyHerkes yalan söylüyorsa,Elleriniz balçık gibi itaatli,Elleriniz karanlık gibi kör,Elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,Elleriniz isyan etmesin diyedir.Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımızBu ölümlü, bu yaşanası dünyadaBu bezirgân sanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.                                  &nbs... Devamı

29 11 2007

ÜLKEMİ SOYANLARA

   Ülkemi soyan, hazinelerini boşaltmayı alışkanlık haline getirenlere..    Belki okur da utanırlar. Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler.Hayadan eser yoktur ,beyhude bütün sözlerNafile inat etme ,hemen salla başını Uslu otur, hoş geçin, zıkkımlan maaşını.                                       Abdullah Çağlayan Devamı

29 11 2007

Biz sevdik mi...

Biz sevdik mi yer oluruz... Biz sevdik mi sel oluruz... Biz sevdik mi lâl oluruz... Biz sevdik mi cân oluruz... Biz sevdik mi adam gibi Adamlar severiz                     Biz sevdik mi yer oluruz                    Biz sevdik mi sel oluruz                    Biz sevdik mi lâl oluruz                    Biz sevdik mi cân oluruz                     Biz sevdik mi adam gibi                    Adamlar severiz. Devamı

27 11 2007

ATATÜRK SİYASİ YELPAZENİN NERESİNDE.

Bir tümceyle eskiye karşı yeniyi ,tutuculuğa karşı devrimiSavunmak solculuktur. Katıksız bir devrimci olan Gazi MustafaKemal Atatürk bunun içindir ki solcudur.Gazi Mustafa Kemal Atatürk eski yazıya karşı yeni yazı..Arapça ezana karşı Türkçe ezan..Ümmetçiliğe karşı milliyetçilik..Özelciliğe karşı devletçilik..Şeriata karşı laiklik..Uyduluğa(manda) karşı bağımsızlıkPadişahçılığa karşı Cumhuriyetçilikİmtiyazlı idareye karşı HalkçılıkTutuculuğa karşı bağımsızlıkHer çeşit bölücülüğe karşı MİLLİYETÇİLİKMücadelelerinin birinci  savaşçısı olduğu için solcudur.Hatta silah arkadaşı İSMET İNÖNÜ de solcudur Devamı

27 11 2007

iki şiir

SADRAZAM HAMAMDA Günlerden bir günHamama gideceği tuttuSadrazam hazretlerininBir yananda birinci veziriBir yanında ikinci veziriBir yanında üçüncü veziriSonra efendime söyleyeyimPeşkircibaşısıNalıncıbaşısıSabuncubaşısıVelhasıl dört yüz kişilik kafilePeştemal takıp girdiler hamama..Geçtiler kurnanın başına Üçer beşerSadrazam dersenizKuruldu göbek taşınaYan gelip yattıMemleketin en ünlü tellaklarıSardılar dört bir yanınıKimi elini kaptı kimi bacağınıBir keseleme,  sürtme faslıdır başladıTam on iki saatOn iki ünlü tellakİncitmeden keseledilerHazretin mübarek vücudunuÖylesine kir çıktı ki sormayınHer biri nah parmağım gibiAman efendim bu ne kiriDemeye kalmadı Keselerin altından eriyip gittiKoskoca sadrazamBütün aiyet erkânı yerinden fırladı"Nittinüz  devletliyü?"Dediler tellaklaraTellaklar cevap verdi"Biz yıkadık, keseledikDevletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedikSuç bizde değil"NeyleyimKir bitti Sadrazam elden gitti…                               ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN     FEYLESOF VE HOCA “Bana soru sorma cevap müşküldürHer sırrı ben sana açamam hocamHakkın hazinesi darı değildirCami avlusuna saçamam hocam” “Şarabı men etme, o değil hünerÂşıkım, badesiz pek başım dönerGönlümde muhabbet ateşi sönerÖzrüm var, sade su içemem hocam” “Nar’ı cehennemi önüme sermeGünahımı döküp, kaygıdar vermeKitapta yerini bana göstermeBen pek o yazıyı seçemem hocam” “Feylesof Rıza’yım dinsiz anlama Dini ben öğrettim kendi babamaHer ipte oynadım canbazım amma Sırat köprüsünden geçemem hocam.                              RIZA YEVFİK... Devamı

26 11 2007

Yıllar Sonra Öğrendim ki.....

Yıllar Sonra Öğrendim ki, Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız, Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki, Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika. Öğrendim ki, Hayatında nelere sahip olduğun değil, Kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki, Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün, Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. Öğrendim ki, Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki, İnsanların başına ne geldiği değil, O durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki, Ne kadar küçük dilimlersen dilimle, Her işin iki yüzü var. Öğrendim ki, Olmak istediğim insan olabilmem, Çok vakit alıyor. Öğrendim ki, Karşılık vermek,  Düşünmekten çok daha basit. Öğrendim ki, Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki, “Bittim” dediğin andan itibaren, Pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki, Sen tepkilerini kontrol edemezsen, Tepkilerin hayatını kontrol eder. Öğrendim ki, Kahraman dediğimiz insanlar, Bir şey yapılması gerektiğinde, Yapılması gerekeni, şartlar ne olursa olsun yapanlardır. Öğrendim ki, Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. Öğrendim ki, Bazı insanlar sizi çok seviyor, Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki, Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz, Bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki, Para ucuz bir başarı. Öğrendim ki, En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki, Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları, Kaldırmak için elini uzatır. Öğrendim ki, İki insan aynı şeye bakıp, Tamamen farklı şeyler görebilir. Öğrendim ki, Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır. Öğrendim ki, Her şartta kendisi ile dürüst kalanlar, Daha uzun yol yürüyor. Öğrendim ki, Hiç tanımadığın insanlar, İki saat içinde senin hayatını değiştirir. Öğrendim ki, Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır. Öğrendim ki, Duvarda asılı diplomalar, İnsanı insan yapmaya yetmez. Öğrendim ki, Aşk kelimes... Devamı

24 11 2007

Tortum'a

TORTUM'A Eze Oğli, Di Gah Gidah Oriya.Orasi Herifin Doğduği Yerdir.Hele Bah Ki Benzir Mi Heç Buriya?Elmasi Aşluği Hepsi De Ferdir. Tortum Bin Güzellik, Yeşil Yataği.Bir Yanda Yaylasi, Biryanda Baği.Her Köyi Hılafsız Hafiz Otaği,Temizdir Mahsıli, Peyniri Yaği. Seni Gören Heç Sevmezmi İmanum,Sen Benim Öz Yurdum,Gonağım Hanım.Pesdilin, Cevizin Çeker Hep Canım,Tutun Gahın, Gızılcığındır Malım. Bir Kenarda, Tortumgala'n Bar'ın Var,Sırat Gibi, Köprülerin Ele Dar.Bırah Gendin, Bir Derede Köye Sar,Haho'da, Azort'da Vallah Hayat Var. Kirazın Erigin Ne Güzel Olur,Sene Gelen Huzur Ve Şifa Bulur.Piknige Gelenler Bahcanda Galır,Sessiz Bahcalarda Canlar Canolur. Tortum Sene Gurban Olim Diyirem,Yazgış Senin Meyvan Sebzen Yiyirem.Sensiz Neederdıh Buni Bilmirem,Hep Bereket, Varlıh, Bolluh Dilirem.   TIKLA İZLE Devamı

24 11 2007

BİZDE NE DERLER

Çitin adı çeper, oğlak da gıdikTay'a kurik derler, köpeğe gudikFasulyeye lobiya, bulgura hedikMantıya da hıngel derler bizde. Telis çuval demek, pingel de folluk Bütüne tomari,tuluma tulluk Civcivlere cücük,hindiye culukPatatese kartol derler bizde. Un çorbası herle,ahır bizde kom Bacaya buhari,leviyeye lom Dantele tentene,tuman ise don Bedduaya gargış derler bizde. Sofra bezi dastar,samanlık merekDemine bayahıt, sergene terek Çaydanlığa çaynik,kovaya külek Havluya da peşkir derler bizde. Sandalyeye iskemle, katı ise perkBilmeceye mesel, nadasa da herk Masal hekat iken, at arkası terk Yüz örtmeye yaşmak derler bizde. Dilsizin adı lal, görmeyenin korYoğurt suyu söcük,öksürük de çor Banyo yapmak çimmek,peynire de lor Mızıkçıya cığız derler bizde. Sos anık ve urva,kirişe hetil Geçen yıla bıldır, yatağa mitil Kahverengi kavut, bakraca sitil Yolluğa da cecim derler bizde. Elbise entari, yumağa kelep,Koyuna davar, sürüye celep Çamaşıra esbab, çapraza verev Rüzgara ülüzgar derler bizde Mandaya camış, kediye pisik Sofraya peşkir, danaya mozik Kuzu ve dananın yatağı kozlik Divana da seki derler bizde. Dağ eriği salor, çeşmeler gözeAnnemiz abadır, teyzemiz ezeHalaya bibi, tazeye teze Bayata da kerti derler bizde        Bu şiirler Tortumkale köyü sitesinden alınmıştır.       Yazan kişinin affına sığınarak yayınlıyorum. çünkü ben de oralıyım.        Köyümün sitesini ziyaret için TIKLAYIN... Devamı

24 11 2007

ERZURUMLU DADAŞ MEMUR

Sabah Erden Galhiram, El Yüzümü Yıhiram  Aynanın Garşısına, Geçir Bene Bahiram  Gari Sofrayi Gurir, Çay Dolmuş Önde Durir  Okula Giden Oğlan, Bene Dersini Sorir  Bir Cigara Yahiram Çay Başından Galhiram  Vahıt Gelip Çatanda, Gravati Tahiram  Caketimi Geyirem, Paltomu Ver Diyirem  Ayahlarımı Geyir, Gapi Çekir Gidirem  Hava Soyuğ Tipi Var, Ağzın Burnun Sıhi Sar  Keyf Senin Hele Sarma, Sonra Dolar Boynan Gar,  Birez Yürir Gidirem, Halıma Şükr Edirem  Durağıma Varanda, Otobüse Binirem  Devleti Çoh Sevirem, Kaytarmayi Bilmirem  Gıt Ganaat Geçinir, Az Alir Şükr Edirem  Sekkiz Uşağ Bir Gari, Yeddi Esmer Bir Sari  Odun Kömür Bitecah, Zor Beklirem Bahari  Ahşam Olir Gararir, Rengim Benzim Sararir  Sabah Ahşam Dolaşmah, Ayahlarımi Yorir  Eve Yorgun Dönirem, El Ayah Yıhaniram  Hazır Sofra Görende, Ac Gurt Gibi Daliram  Sofra Galhir Gelir Çay, İçtimmi Oliram Tay  Yorgunluh Uyhi Gelir, Kari Gah Yataği Yay  Yatah Yayli Yerde, Çekilmiş Galın Perde  Uzanmışda Behlirem, Eceba Gari Nerde  ZİNNUR TİRYAKİ http://www.edebiyatdefteri.com/siir/111364/erzurumlu-dadas-memur.html SAYFASINDAN ALINDI.   ... Devamı

22 11 2007

KAMYON ARKALARINDA YAZILMIŞ YAZILAR

ülkemizin yollarında binlerce kamyon çeşitli şehirlere yük taşır.Meraklı bir vatandaş bu kamyonların arkaların da ki yazıları derlemiş Milliyet gazetesi köşe yazarlarından sayın Melih Aşık'ta bazılarını köşesinde yayınlamış  bu yazıların hoşunuza gideceğini düşünerek ben de bu yazıma konu ettim.İyi okumalar.   Sağdan git iktidar olursun...Arkadan nasılım?Arabanı da al git!Beni türk kebapçılarına emanet ediniz...Çarpma bana devlet sarsılır...Bir ömür geçiyi hadi sen de geç...Fazla yaklaşma akşam 19 haberlerine çıkmayalım!Dikkat! İnsanın yedek parçası yok!Hatalarımı yüz yüze görüşelim!Ya medeni ol,ya tedavi!Mersedes'ten korksaydık Susurluk'a girmezdik...hayatıma fön çeksem düzelir mi?Ne millet vekili,ne cumhurbaşkanı, ille de Kasımpaşalı...Babamız gemi aldı da , biz mi kaptan olmadı Müzik dinlemek için Tıklayın Powered by eSnips.com Devamı

19 11 2007

Merhaba Kardaş

Bu tür animasyonlara sayfalarına yer verebilirsin. Sayfalar biraz daha alımlı olabilir. Yazacaklarını da altına ekleyip sunabilirsin.. Kolay Gelsin... Devamı