17 01 2010

Şeytan

Deniz Som 17 Ocak 2010 ÖYKÜ bu ya, dünyadaki her türlü kötülüğün sorumlusu olarak gösterilen şeytan, üstüne yüklenen bu ağır suçlamadan bıkmış, “Bir gün bir fırsat yaratayım da insanlar ne kadar iyiliksever olduğumu anlasınlar” demiş. Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış. Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün sütler yere dökülmüş. Sağdığı süt ziyan olunca siniri tepesine çıkan genç kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru kan içinde yere yıkılmış. Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş. Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış. Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan, “Bu fel... Devamı

07 01 2010

AÇILIM...

7 ocak 2010 "Açılım dediler, Milyonları aç bıraktılar. Emeklinin emeğine saygı göstermediler, Bir lokma ekmeğine göz diktiler. Verdikleri komik zamlarla, Emekliyle dalga geçtiler. Çalışanlar aybaşını getiremezken, Yılbaşını 7 yıldızlı otellerde geçirdiler. Gecesi 16 bin liralık otellerde kalarak, Milletle alay ettiler! Sıfıra sayı dediler,ayıya dayı dediler, Çakala aslan dyerek,kuzuyu kurda vererek Adaletten ve kalkınmadan bahsettiler. Tilkiye arkadaş,kargaya vatandaş dediler. ABD ve AB'yiyoldaş sayıp güvenerek, Yani şeytanı rehber edinerek, 'Yola devan'dediler" Mustafa DURNA-ANYALYA) tokmak@sozcum.com Not:Bu yazı Sözcü gazetesinin TOKMAK sütunundan alıntılandı Hem yazana hem de bize ulaştıran değerli sütun sahibine teşekkür ederim.   Devamı

03 01 2010

SUYUN YARARLARI.

BİLİMSELARAŞTIRMALARA GÖRE UYANIR UYANMAZ SU İÇMEK İÇ ORGANLARI HAREKETE GEÇİRİR,YATMADAN ÖNCE SU İÇMEK İSE KALP KRİZİ RİSKİNİ AZALTIR.   Bilim adamları uyarıyor: Vüvut susuz kalınca;adrenalin,endorfinler,kortizon, prolaktin,vazopressin ve Renin-Anjiotensin(RA) gibi güçlü hormonlar salgılanıyor.Örneğin;kortizon enerji deponuzu boşaltır,kan şekerini yükseltir.Böylece şeker hastalığına yakalanmanıza yatkınlık sağlar. Uzun sözün kısası su içmenin vücut için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu ortada... İngiliz bilim adamlarına göre su,doğru zamanlarda içildiğinde,faydaları da en üst seviyeye çıkıyor. Birçoğumuzun yeteri kadar su içmediği açık. Bu nedenle vücudumuz tam anlamı ile görevlerini yerine getirmiyor ve çeşitli kronik hastalıklar ortaya çıkıyor. Bazı bilim adamlarına göre doğru su tüketimi ile nerdeyse bütün hastalıklara karşı korunabilmek mümkün. Su sağlıklı yaşamak için zorunlu gıdaların başında geliyor. Yetişkin bir erkeğin vücut ağırlığının %60’ı su. . Evet inanılır gibi değil ama katı görünmelerine karşın insanların yarısından fazlası su. Çocuklar ise daha sulu ; onların vücutlarının yüzde 65-80’ i su ; yaş ne kadar küçükse su oranı da o kadar yükseliyor. İnsanlar vücut suyunun %10’ unu kaybettiklerinde yaşamları tehlikeye giriyor, yüzde 20’ sini kaybettiklerinde ise ölüm kaçınılmaz oluyor. Vücutta suyun çok sayıda görevi var ; enerji oluşması, büyüme ve yıpranan dokuların onarımı için protein sentezlenmesi, harcanmayan enerjinin yağ olarak depolanması ve metabolizma sonucu oluşan zararlı atıkların suyla dışarı atılması gibi. Vücu... Devamı

31 12 2009

Yeni yıl Mesajı.

HAYAT BANKASINDA 2010 NOLU HESABINIZA 365 GÜN DAHA YATIRILMIŞTIR GÜLE GÜLE HARCAYIN Devamı

28 12 2009

ERZURUM FIKRALARI...

<_script /><_script />  <script src="http://static.blogcu.com/js/snowflake.js" type="text/javascript"></script>  <a id="blogcusnow" href="http://blogcu.com/"><img id="snow" style="border:0px" width="0px" height="0px" src="http://www.blogcu.com/snowflake.jpg"/></a> Erzurum'a Giden İlk Ayna Lütfen erzurumlular alınmasın.) Tarihte ilk kez Erzurum'a ayna gitmiş.Adamın biri aynayı görüpeline almış.Daha önce hiç kendini görmediği için ölenkardeşine benzetmiş karşısındakini. >Adam:- 'Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmeknasipte varmış'!Aynayı eve ***ürüp sarılıp uyumuş kardeşine. Karısı bakmış adam bi şeye sarılıp uyuyor.Aynaya bakmış bir kadın!'Allah belaağı vireee bu garı da kim?Bi boka da benzese'diyerek feryat figan evden çıkmış muhtara gitmiş.Kadın:- Mığdar benimherif beni bu çirkin garıyla aldatii.'Muhtar aynaya bakmış. Sonradüşünceli düşünceli:'Yav bu garıdan çok gavata benziir'!            Hükümet, Erzurum'a bir yazı göndermiş:Kışın soğuk geçeceği anlaşılmaktadır...Kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu acele bildiriniz.Erzurumlu bir köy muhtarıda hemen Ankara'ya cevap yazmış: 'Yakıtımız pohtir... Kod numarası yohtir. Stokumuz ise çohtir.'Kadın lafıylaErzurum havaalanında yolcular uçağa binmişler.Kapılar kapanmış ve hostes 'sayın yolcular' demiş:Lütfen kemerlerinizi bağlayınız. Kimse bağlamamış.Hostes 'durumu' pilota anlatmış.Pilot, mikrofonu eline almış:Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.Herkes bir anda kemerlerini bağlamış.Hostesin şaşkınlığını gören pilot şöyle demiş: Erzurumlu, kadın lafıyla iş yapmaz.Çay destanıErzurumlu, Bayburt'a gitmiş, kahveye girmiş:Hele gardaş bir çay getir de içek. Ve peş peşe 29 bardak çay içmiş.Bayburtlu sormuş: Abi, daha getirim mi?Erzurumlu, elini kalbine götürüp, yanıt vermiş:Yok gardaş. 30 bardak oldu mu çarpıntı yapiy. Bilgisayar: 'bende diyirem Hee Erzurum'a bilgis... Devamı

10 12 2009

TANRI VE LENIN

Lenin ölüyor ve Tanrı onu cehenneme koyuyor.  Ama Lenin durur mu hiç, başlıyor cehennemde insanları örgütlemeye.    - 'Bakın, biz burada yanıyoruz, acı çekiyoruz, öbürleri orada cennette  rahatlar bollukla yaşıyorlar, olmaz böyle' diyor   ve cehennemde insanlar ayaklanmaya başlıyor.    Melekler hemen gidiyorlar Tanrı'ya;  -  'Tanrım, Lenin cehennemi karıştırdı, insanlar ayaklandı' diyorlar.     Tanrı :  - 'O zaman onu alın Cennete koyun' diyor.   Bu sefer de Lenin  cennette  başlıyor  konuşmaya : - 'Bakın, biz burada bolluk  içinde yaşarken cehennemde yoldaşlarımız  acı  çekiyor, yanıyor,  buna izin vermeyelim'  diyerek orayi da karistiriyor.    Melekler hemen gidiyorlar yine Tanrının huzuruna ;  - 'Tanrım' diyorlar, 'Lenin orayı  da karıştırdı, insanlar cennette de  ayaklandilar ne yapalim?' Tanri;  - 'Getirin su Lenin'i karşıma bakayım' diyor. Melekler gidip   getiriyorlar  Lenin'i, Lenin giriyor Tanrı'nin odasina, kapılar  kapanıyor, aradan 1 saat  geçiyor, 2 saat geciyor, Lenin çıkmıyor odadan... Melekler iyice merak  etmeye başlıyorlar...    Saatler  sonra kapı açılıyor; Lenin çıkıyor içeriden. Hemen giriyorlar melekler  içeriye;   - 'Tanrim, ne oldu, bu kadar ne konuştunuz?' diye soruyorlar.   Tanrı :  - 'Şşşt ! Tanrı yok, hepimiz yoldaşız !!!'    Derler ki, Tanri insanlığa özgü 3 özellik yaratmış :  Dürüstlük, akıl ve siyasi irade. Ama kimseye 2'den fazlasını vermemiş..  Dolayısıyla, eğer dürüst ve akıllı iseniz, siyasetçi değilsiniz.  Eğer dürüst ve siyasetci iseniz, akıllı değilsiniz.  Eğer akıllı ve siyasetçi iseniz, dürüst değilsinizdir. Not:Bu yazı Feramuz Topal tarafından gönderilen E-Posta iletisidir.  ... Devamı

08 12 2009

*Dünya Rakı Günü **

hep birlikte kutlayalım :)    *Dünya Rakı Günü **Aralık ayinin ikinci Cumartesi günü 'Dünya Rakı Günü' olarakkutlanır. Rakıseverler birbirlerine hediye verir. Gidip de başkalarına 'Dünya Rakı Günü diye bir şey mi var?' diye sormayın,çok ayıplarlar. Balığı bol, mevsimi soğuk, geceleri uzun ve**harflerinden 'rakı' yazılabilen yegane ay olan Aralık** ayının ikinciCumartesisi Dünya Rakı Günü olarak kutlanır. Bir kayda rastlanmamakla beraber Bekri Mustafa'nın da Aralık ayının ikinciCumartesi gecesi doğduğu rivayet edilir.. Bu özel gün aynı zamanda yılbaşının şenlikli bir provasıdır.Dünya Rakı Günü, Türkiye ve Dünya sathına yayılmış, tümrakı severler tarafından 2006'dan beri coşkuyla kutlanır :)Yıllar sonra tarihler böyle yazdığında,'Ben ilk günden beri kutluyorum' deme sansınız olsun :) 'RAKININ da muhabbeti olur mu?' diyenler çıkabilir.O meyhanelerde gördüğünüz rakı masaları aslında muhabbet, sohbet masasıdır, Bektaşi der ki :Rakı ağızdan değil, kulaktan içilir.Biz ona içki değil, dem deriz!' RAKININ kitabini yazan Deniz Gürsoy, rakının nasıl içileceğinideğil 'Rakının nasıl içilmeyeceğini' yazmıştır. (Oğlak Yayıncılık) Oturursun masaya, garson bir şişe rakı getirir, mezeleri sıralar,kadehini doldurur, içersin! HAYIR, rakı öyle içilmez...Rakının nasıl içileceğini, ya da nasıl içilmeyeceğini bilelim. **Rakı güneş batmadan içilmez.Rakı yalnız başına içilmez,duvara bakılarak içilmez,rakı keyif için içilir,dertlenmek için içilmez,rakı sohbet için içilir.**Rakı, sakadan, nükteden, işletmeden anlamayan bayır turplarıyla içilmez. Rakı gürültüyle içilmez. Rakı çabuk içilmez, içip masadan kalkılmaz. Rakı sofrasında fazla yemek yenmez, mezelerle yetinilir. Rakı sofrasında sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğukonmaz, Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da buz konur;bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hemkeyfi kaçar. RAKININ ana mezeleri dışında, ekstra mezeleri de vardır,bir de 'göz mezesi' v... Devamı

05 12 2009

Bir dostun portresi

  Karıncaya sormuşlar ;"nereye gidiyorsun ?"dostuma'', demiş." "Bu bacaklarla zor,  demişler."Karınca ;"olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş..Yolunda ölünecek dostlara... Ve hep hatırla.... İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA... Sevgiyle kalınız....              Not:Yukarıdaki yazı, Feramuz Topal tarafından E-Posta kanalıyla gönderildi.... Devamı

01 12 2009

Aşık Veysel'in Atatürk'e Ağıdı

ataturke_...wmv Devamı

26 11 2009

YAŞAR BEY UYUYOR

Yaşar Bey, sabah saat 7.00'de *Casio**masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. *Puffy** yorganını kaldırdı. *Hugo Boss** pijamalarını çıkarıp *Adidas** terliklerini giydi. *WC** 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. *Clear** şampuan ve *Protex** sabunuyla duşunu aldı. *Colgate** ile dişlerini fırçaladı. *BRAUN** ile saçlarını kuruttu. *Bill's** gömleğini ve *Pierre Cardin** takımını giydi. *Lipton** çayını içti. *Sony** televizyonda medya özetlerini ve *flash** haberleri izledi. * *Citizen** kol saatine b aktı. Aile fertlerine *'BYE'** deyip *Hyundai** otomobiline bindi. *Blaupunkt** radyosunu açarak, *rock** müziği buld! u. Ağzına bir *Polo** şeker attı. Şehrin göbeğindeki *Mega Center** 'daki ofisine varınca, *Toshiba** bilgisayarını çalıştırdı. *Microsoft Excel'e** girdi. *Ofisboy** 'dan *Nescafe** 'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını  yatıştırmak için *Grissini **yedi. Öglen *Wimpy's Fast Food** kafeteryaya gitti. Ayaküstü, *Coca Cola** ve **hamburgeri **mideye indirdi. *Camel** sigarasını yakıp *Star** gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı *Image Bar'** a uğrayıp *JB'** sini yudumladı, sonra köşedeki *Shopping Center** 'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği *Ariel** deterjan, *Ace** çamaşır suyu, *Palmolive** şampuan, *Gala** tuvalet kağıdı, *Sprite **gazoz ve *Johnson** kolonyayı alarak kasaya yanaştı. *Bonus** kartıyla ödemeyi yaptı. Hafta sonu eşi Münevver'le *Galleria** 'ya giden Yaşar Bey, *Showroom** 'ları dolaşıp *Kinetix** ayakkabı, * *Lee Cooper blue jean** satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği *TV Guide** 'a göz atan Yaşar Bey, kanallar arasında *zapping** yaparak, *First Class** , *Top Secret** , *Paparazzi** gibi programlar izledi. Aynı anda *Outdoor** dergisini karıştırdı. Uykusu gelen Yaşar Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.** 'Ne mutlu Türk'üm diyene!'** diye gerindi ve uyudu.  *Hâlâ da uyuy... Devamı

24 11 2009

BİR BARDAK ÇAY

Bir bardak çay deyip geçmeyin aslında birçok gerçegi gösterir hayatımızdan bir kesittir.Çayın Alt Demliği "KAYNANADIR" Sürekli Kaynar Durur. Hatta: Dikkat edilmezse TAŞABİLİR.Üst demlik "GELİNDİR"Alt demlik kaynadıkça onunda Hareketi artar.Ama Zamanla da Olgunlaşır ve Demlenir.... "GELİNİN KOCASI" ise "BARDAKTIR" Her iki Çaydanlıktan da Yeterince Nasibini Alır. Biraz Kaynana Doldurur onu; Birazda Gelin... Bu nedenle de Denge Unsurudur. Açık yada Demli çayın Hoşa gitmemesi Bundandır...."ÇOCUKLAR" Çayın şekeridir. Tat verir. Çok şeker Çayın Lezzetini Bozar. Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir."GÖRÜMCE" ise Çay kaşığıdır. Arada Bir gelir; Karıştırıp Gider..."KAYINPEDERE GELİNCE" o da "Çay Tabağı"dır.Çayın Demine, Suyuna Karışmaz. Bir Kenarda Lök Gibi oturur.Sadece Dökülenleri Toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.Ancak; Ara sıra boşaltılması gerekir, Yoksa Taşıp Herşeyi Berbat edebilir."ÇAY SÜZGECİ" Ailenin Sahip olduğu Değerlerdir.Aileyi Dış Müdahalelerden Korur. Delikler Büyük olursa Çayın Tadı Kaçar.Suyu Isıtan "ATEŞ" ise "HOŞGÖRÜ"dür. O Olmadan Çay da olmaz. KISACASI Bir Bardak Çay "AİLEDİR" ve Ağız Tadıyla İçilen Bir Bardak Çayın Üstüne Yoktur. Devamı

22 11 2009

ÇAY İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER

Çay içenleri bekleyen tehlike Çayı içerken hem miktarını hem de şekerini iyi ayarlamak gerekiyor.En çok tükettiğimiz içeceklerden biri olan çayı içerken hem miktarını hem de şekerini iyi ayarlamak gerekiyor. Aksi halde bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor…Çay üretimi yapılan sayılı ülkelerden biri olan ülkemiz, kuşkusuz ki çay tüketiminde de dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Türk misafirperverliğinin bir göstergesi olarak en önemli ikram içeceği olan çayı ‘Türklerin milli içeceği’ olarak tanımlamak da çok yanlış olmaz. Peki böylesine yüksek miktarlarda tükettiğimiz bu lezzetli içeceğin ne kadar tüketilmesi gerektiğini, ne kadar içildiğinde yararlı ne kadar içildiğinde ise zarar verebileceğini biliyor musunuz? Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran, Türk insanının damak tadının ayrılmaz bir parçası haline gelen çay tüketimi ile ilgili bilinmesi gerekenleri şöyle anlattı:En çok tüketilen ikinci içecekTürkiye de çay, sudan sonra en çok tüketilen ikinci içecektir. Günlük tüketilen çay su yerine geçmez, sadece sıvıdır. Vücudunuzun günlük sıvı gereksinimini çay gibi diğer içeceklerle de sağlayabilmek mümkündür. Ancak, gün içerisinde içilen çayın şeker ilavesi yapılarak tüketilmesi ve öğünlerle beraber tercih edilmesi, sağlık açısından olumsuz etkilerin oluşmasına neden olmaktadır.Öğünlerle tercih edilen çay, demir emiliminin azalmasına neden olabilmektedir. Örneğin; kahvaltınızda yumurta ile çay tüketmek yerine taze sıkılmış meyve suyu ya da meyveyi tercih etmek olumsuz etkileri azaltmanın bir yoludur. Çünkü çay içerisindeki tanenler besinlerden alınabilecek demirin emiliminin azalmasına neden olabilmektedir.Aşırı tüketime dikkat!Gün içerisinde aşırı tüketilen çay; sinir bozukluğu, kabızlık, yüksek tansiyon, el titremesi, baş ağrısı, sıkıntı ve uykusuzluğa neden olabilmektedir. Aşırı çay tüketimi, idrar miktarının da artışına neden olur. İdrarla dışarı atılan üre asidi miktarını azaltır. Romatizma hastalığı olanlara zarar verir... Devamı

21 11 2009

SAĞLIĞINIZLA İLGİLİ ÖNEMLİ TAVSİYELER

*Telefona SOL kulağınızla cevap verin.*Günde 2(iki) kere kahve içmeyin.*SOĞUK su ile hap almayın.*19 'dan sonra YEMEK yemeyin.*Tükettiğiniz YAĞLI gıdaların miktarını azaltın.*Sabahları daha çok, akşamları ise daha az SU için.*Cep telefonu BATARYA'ları ile mesafenizi uzak tutun.*UZUN süre kulaklık takmayın.*Gece 10 sabah 06, en ideal uyuma saatleridir*Uyku öncesi İLAÇ aldıktan sonra hemen uzanmayın.*Şarjınız SON çizgiye indiğinde,yani çok çok az bir şarz seviyesinde iken  telefona cevap vermeyin, zira yaydığı radyasyon 1000 kat fazladır.   Yukarıdaki bilgiler E-Posta yoluyla Bünyamin Can tarafından iletildi. Devamı

13 11 2009

M.Kemal Atatürk’ ün bize seslenişi ;

  Kurduğun devlet katında Masalara yerleştiniz. Yediniz içtiniz hergün Aşa çevirdiniz beni.   Özel çıkarınız için Saptırdınız söylev,demeç Kırpıldı söylediklerim Kuşa çervirdiniz beni.   Özgürlüktüm yerden göğe Siz yolumu bırakarak Yontulara kapadınız Taşa çevirdiniz beni.   Gençler işçiler ezilmiş Mutsuz olmuş Türküm diyen Adım varya ,eylemim yok Düşe çevirdiniz beni.   Yüzüm kaldı paralarda Yatarken on kalkarken beş. Para düşer ben düşerim Boşa çevirdiniz beni.   O çiçekler devrim idi Akan güneşte yemyeşil Ben ki ilkyaz idim orda Kışa çevirdiniz beni.   Amerika’ya kölelik Kurumlarıma saldırı Yurda mevlit Çankaya’dan Leşe çevirdiniz beni.   F.Hüsnü Dağlarca ... Devamı

09 11 2009

Müthiş gösteri

<embed src='http://www4.gazetevatan.com/vatanplayer.swf' width='425' height='350' allowfullscreen='true' flashvars='&displayheight=350&file=http://video.gazetevatan.com/video/file/091120091724047192088.flv&height=350&image=http://89.149.201.186/video/file/091120091724047192088.jpg&width=425&link=http://video.gazetevatan.com'> Devamı

09 11 2009

İmamın verdiği ders.

Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş.Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 "kuruş" fazla vermiş. İmam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünmüş "20 kuruşu geri versem mi şoföre?"... Ama içinden bir ses diyormuş ki "çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil. Otobüs şirketine 20 kuruş ne fark eder?. Bu parayı Allahtan gelen bir hediye gibi... düşünebilirim"İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki : "paranın üstünü fazla verdiniz."Şoför gülümsemiş ve demiş ki : "Siz camiinin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam’ı öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim."İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmış-casına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki: "Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum!" Devamı

06 11 2009

Sigara, Nargile, Pipo

 - Sigara, sokak kadını gibidir.      Her köşe başında bulabilirsiniz.      Genellikle keyif için değil, ihtiyaçtan veya bağımlılıktan içilir.    İçtikten sonra izmariti atar gidersiniz. Kimse arkasına bakmaz.    Her sigarayı sadece bir kere içebilirsiniz.    Yerlileri ucuz, yabancıları pahalıdır.    Yabancılarının daha güzel olduğu söylenir. Ama arkadaş ismarladıysa  yerli yabancı farketmez.    Tek içimlik olduğu için her nefes önemlidir.    İçinize çekmediğiniz durumlarda bile kendi kendine yanıp biter.    Ulan  ben bundan bişey anlamadım paraya yazık oldu dersiniz.Sonra bi tane daha  yakarsınız.    - Nargile, genelev kadını gibidir.  Sokak ortasında içilmez, belirli mekanları vardır.  Mekan ne kadar iyise çeşit o kadar çoktur.  Mekana girer oturursunuz, nargile ayağınıza gelir.İçtikten sonra alıp  götürürler. Sizin zahmet etmenize gerek olmaz.  Aynı nargileyi defalarca kullanabilirsiniz. Ancak bir dahaki  sefere  kadar, (ağızlık değişse bile) başkalarının o nargileyikullandığını  bilmek rahatsızlık verir.    Sigaraya göre içmesi daha uzun sürer. Ama çok abartırsanızmekanın  sahibi "hadi kardeşim kalk da yeni müşteri gelsin artık" dergibisinden  pis pis bakar.    Acemiler için ilk seferi kafa döndürücüdür. Adamı fena çarpar.    - Pipo ev kadını gibidir.Sakin kafayla, evde rahat rahat içilmesi gereklidir. Sokakta veya işyerinde içilen bişey değildir.      Sizden başka kimse o pipoya elleyemez, içemez.      Yeni alınan bi pipo... Devamı

02 11 2009

TÜRK OLMAK KOLAY DEĞİL!

Günümüzde Türk olmak zor dostum!Türk olmak, çile çekmektir. Türk olmak, kendi ülkende bile hor görülmek demektir.Türk olmak soykırımla, kan dökmekle, vahşetle suçlanmaktır.Türk olmak, 1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürt’ü öldürmektir.Türk olmak, yabancılara satılan yerlerde ırgat olarak çalışmaktır.Türk olmak, yurduna ve ulusuna sahip çıktığın vakit “faşist” damgası yemektir.Türk olmak, davul-zurna ile askere uğurlanıp, vurulursan “Vatan sağ olsun”  denilerek şehitliğe gömülmektir.Türk olmak, teröristi öldürdüğün zaman hapse girip yargılanmak demektir.Türk olmak, ulusuna söven bölücülere, hainlere ve işbirlikçilerine ses çıkarmamaktır.Türk olmak, haksızlığa ve açılımlar nedeniyle aşağılanmaya razı olmaktır.Velhasıl, günümüzde Türk olmak çok zordur!  rturan@hurriyet.com.tr  Devamı

09 09 2009

KANSER HAKKINDA ALTIN ÖĞÜTLER:

Prof. Dr. Erkan Topuz,verdiği şu çarpıcı bilgilerle kanserin boyutlarınıaçıkça ortaya koymakta:"Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında20 milyon insan kansere yakalanacak.Ama eğer bunları yaparsak belkibunu 15 milyona indirebiliriz.O yüzden gözümüzü açalım.Bu iş çocukluktan başlıyor.Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız.Ailedeki çocuk annesini taklit eder.Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer(tabiki anne bilinçliyse!)." Öneriler:1.     Her akşam duş alın, üstünüzü tamamen değiştirin.(Çevrekirliliğini eve taşıma) 2.     Haftada en az bir kere balık.Bu balıklar dip balıkları olmamalı.Somon veya yüzey balığı,Akdeniz, Ege balığı olmalı.Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz. 3.     Evde en az halı kullanın.Temiz tutun(sirkeli su ile silin). 4.     Bulaşığı en az deterjan ile veeldivenle kullanarak temizleyin.(Makina yok!). 5.  Çamaşırda her türlü deterjandan kaçınız.Devamlı olarak zeytinyağı vedefne sabununu seçiniz.Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ,defne veya fıstık yağından yapılanhakiki sabunlar da seçilebilir.Bunları örnek olarak söylüyorum.Deterjandan kaçıyoruzve iyi duruluyoruz. 6.  Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı yeni aldığınızda muhakkaken az 2 kere kaynatınız.Çünkü bunlar beyazlatılmak içinkanserojen maddelerle yıkanıyor. 7.  Oda spreyleri doğrudan doğruyapetrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz.Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarakbağışıklık sisteminizi bozuyor. 8. Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamaktafayda var. Yalnız bir kez çözülünceonu muhakkak pişirin.Mikro dalgada bir kere ısıtın.Ateşte ısıttıklarımızda ise, bir kere ısıtınız.Ç&u... Devamı

21 05 2009

EFLATUN'A İKİ SORU;

http://www.tomsuk.name.tr/flash_animasyon.htmEflatun’a iki soru sormuşlar.—Birincisi, insanoğlunun sizi en çok şaşırtanİki davranışı nedir?Eflatun tek tek sıralamış, *Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler.*Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.*Yarınlarından endişe ederler bugünü unuturlar.Sonuçta, ne bugününe de yarını yaşarlar.*Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış Gibi ölürler.Sıra gelmiş ikinci soruya;-“Peki, sen ne öneriyorsun?”Bilge yine sıralamış;*Kimseye kendinizi ‘sevdirmeye kalkmayın!’Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi “sevilmeye bırakmaktır.” *Önemli olan; en çok şey’e sahip olmak değil,En az şey’e ihtiyaç duymaktır.                                                      EFLATUN ... Devamı