14 06 2011

Dersimiz ATATÜRK!.

  Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor :  Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de geçireceği ilk geceyi yaşıyordu.  Mustafa Kemal Pasa İzmir'de ilk gecesini çalışarak geçirdi. Zengin bir sofra hazırlandığı halde ufak tefekle karnını doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı. Ertesi sabah erkenden uyandık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik.  Vali, İngiliz konsolosu ile konuşuyordu.  Biz gelince vali ayağa kalktı ve konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı. Konsolos iyi Türkçe biliyordu.  Pasa valiye sordu:  "Konu nedir ?"  Vali anlattı:  "Sayın konsolos, İngiliz tebası vatandaşlarla Rum ve ermeni azınlığın güven altında olup olmadığından endişeleniyorlar. Ben kendilerine herkesin güven altında olduğunu bildirdim".  Mustafa Kemal Pasa konsolosun türkçe bildiğini biliyordu, buna rağmen kendisine valiyi muhatap aldı:  "Ee, peki daha ne istiyormuş ?" Bu soruya konsolos türkçe cevap verdi:  "Tebamız için hükümetinizden yazılı teminat istiyorum !"  Pasa: -"Ne yani, Yunanlılar zamanında siz tebanızı daha emniyette mi görüyordunuz ?"  Konsolos kasılarak:   -"Evet" dedi, "Yunanlılar buradayken tebamızı daha emniyette görüyorduk." -"Öyleyse buyurun, tebanızla birlikte Yunanistan'a gidin, efendim !"  Konsolos sinirlenerek sesini yükseltti:   -"Yani majestelerimin hükümetine savaş mı açıyorsunuz ?"   Pasa:   -"Siz kiminle neyi konuştuğunuzu biliyor musunuz? Ben Millet Meclisinin başkanı ve Türk orduları başkomutanıyım. Savaş açmaya da barış yapmaya da tam yetkiliyim. Peki siz kimsiniz ?! Hükümetiniz  a... Devamı

13 12 2010

İştah kesen 13 yiyecek

Mucize çaylara, zayıflattığı iddia edilen ama yarardan çok zarar veren haplara ihtiyacınız yok YumurtaYumurta Sabah klasik kahvaltıdan vazgeçin. Yumurtanın tümüne yakını proteindir ve önemli ölçüde tokluk hissi verir. İki ince dilim esmer ekmek, az miktarda yağsız peynir ve bir adet haşlanmış yumurta ile edeceğiniz kahvaltı, gün boyunca kendinizi daha tok hissetmenizi ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu proteini almanızı sağlayacaktır. Kolesterol sadece yumurta sarısında bulunur, bunun yarıdan azı bağırsaktan emilir. Ama unutmayın, haşlanmış yumurtadan söz ediyoruz, tereyağına ya da sucuğun üzerine kırılan yumurtadan değil! Baklagiller Muhtemelen kolesistokinin diye bir maddeden söz edildiğini hiç duymamışsınızdır. Ama bu madde sindirim sisteminden salgılanır ve vücudun doğal iştah azaltıcısıdır. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar baklagil tüketiminin bağırsaktan kolesistokinin salgılanmasını arttırdığını ve dolayısıyla iştahı azalttığını buldular. Fasulye, barbunya, bakla, nohut, mercimek ve benzerlerini yemek kan şekerinizi az yükseltecek, size bitkisel protein ve lifleri sağlayacak, uzun süre tok hissetmenize yol açacaktır. Ama unutmayın, bu gıdaları mümkün olduğu kadar az yağla pişirmek, pilavla karıştırmamak ve suyuna ekmek batırmamak kaydıyla! Bu bakımdan az miktarda zeytinyağı ve sirkeyle hazırlanan fasulye piyazı en iyi seçeneklerden biridir. Salata Yemekten önce bol yeşil salata yemek, kendinizi doymuş hissetmenizi sağlamanın en kolay yoludur, özellikle de tatil otellerindeki açık büfelerde! Çünkü salatanın hacmi midenizi dolduracağı için salatadan sonra fazla yemek içinizden gelmez. Ama bu dediklerimiz yeşil salata için geçerli, üzerine de az miktarda zeytinyağı ve sirke gezdirmek kaydıyla. Yeşil Ç... Devamı

07 05 2010

Mevlevi ile Bektaşi...

http://www.mimdap.org/w/?p=21787  Bu ling'i tıklayıp güzel ülkemin güzel bir köyünü görebilirsiniz. “Günün birinde yolu bir dergâha düsen kendi halinde bir adam, dergâhta, bir Mevlevi ile bir Bektaşi''nin sohbet ettiklerini görünce yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergâhı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler. Erenler başlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya, her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışır. Adam bir yandan onları dinlerken, bir yandan da gözleri onların giysilerine takılır. Mevlevi'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine üç kişinin birden kolu sığabilir, hem de uzun olduğu için yalnızca kolları değil, elleri de kapatmaktadır. Bektaşi’nin kıyafetinde ise tam tersi bir durum vardır. Elbisenin kolu daracıktır, neredeyse tene yapışmıştır; üstelik kısa olduğu için, eller ta bileklere kadar açıktır. Bu duruma hayret eden adam, sebebini öğrenmek ister. Büyük merakla, önce Mevlevi'ye sorar: "Pirim, kıyafetinizin kolları neden o kadar geniş ve uzun; bunun özel bir sebebi var mı?" Mevlevi hiç beklemediği bu soru karşısında oldukça şaşırır. İki kolunu da biraz yukarıya kaldırır, sonra ellerini birleştirerek kollarını daire sekline getirir ve şöyle der: "Evet, özel bir sebebi vardır. Çünkü biz insanların günahlarını, ayıplarını, kusurlarını örteriz.  Başkaları görmesin diye üzerini kapatırız." Yanıttan oldukça hoşnut olan adam ayni merakla bu kez Bektaşi''ye döner: "Peki ya siz, pirim? Sizin kıyafetinizin kolları neden bu kadar dar ve kısa? Siz insanların günahları ve ayıplarını örtmez misiniz... Devamı

21 02 2010

Sevgi ve Dostluk.

Sevgi ve Dostluk. |  görsel 1

Her hayal yaşanacak bir can bulur... Her düş gerçekleşecek bir umut bulur... Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...   Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik... Ama basit bir sanatı unuttuk... İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz? Bu mesajı sevdiğin dostlarına gönder eğer BEN de SENİN yakın arkadaşınsam dostunsam bana da yolla ........:))) Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir. Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.  Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir     Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur  Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile  seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,dost dediğin fanatik olmalı,bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli,güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı, ama hepsinden daha çok, dost matematiksel olmalı! Sevinci çarpmalı, Üzüntüyü bölmeli, Geçmişi çıkartmalı, Yarını toplamalı... Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı   Sevgiye herzaman yeri olan yüreği kocaman dostlara... ... Devamı

31 12 2009

Yeni yıl Mesajı.

HAYAT BANKASINDA 2010 NOLU HESABINIZA 365 GÜN DAHA YATIRILMIŞTIR GÜLE GÜLE HARCAYIN Devamı

27 12 2008

PSİKOLOJİK...

Yılmaz ÖZDİL  yozdil@hurriyet.com.tr 26 Aralık 2008PsikolojikKomşun işsiz kaldıysa...Ekonomik krizdir.Sen işsiz kaldıysan...Depresyondur.*Psikolojik değil bu.*-Paran var mı?_Yok._Paranoyadır.*Büyüme fren yaptı...İhracat fren yaptı...Sanayi fren yaptı...Şizofren.*Tarım küçüldü...Otomotiv küçüldü...Teksitil küçüldü...Aşağılık kompleksi.*"Aslansın sen "KOBİKaplansın sen KOBİKral sensin KOBİÖdeme planını kendin seçKendin seç vadeni..."Ne halt edicen şimdi?Fobi.*Borcun var mesela...Kafan bozuk.Eşinle yatasın yok.Depreşyon.*"T"ürkiye "İ"statistik "K"urumu...Etiketler yanıyor.Enflasyon düştü deniyor.Duyunca yüzünde ne oluyor?TİK.*Dolayısıyla teşhis doğrudur...Peki tedavi?*Kişi başına 10 bin dolar milli gelirin var kardeşim;sen,yenge, üç de çocuk,50 bin dolar eder...Tatile çık geçer!  Devamı

18 03 2008

HANGİ DEMOKRASİ

                Aşağıda yorum gerektirmeyen bir yazı var,okuyup değerlendirmek size kalmış.   Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr  Hangi demokrasi?.. GÖRDÜĞÜNÜZ gibi "demokrat" sayısı bilinenden fazla. "Parti kapatma demokrasiye uymaz" diyorlar. Bilirsiniz, bizim toplumumuz dünyanın en demokrat(!) toplumu olduğu için, demokrasisiz yapamaz ve size saf saf sormak kalır: "Demokrasimizin neresine uymuyor?.." "Kapatma kısmına..." Yazarlarımız yorumlarında "demokrasiden" söz etmeye başladılar. Aydınlar "ama demokrasinin şeyi ortadayken" diyorlar. Kızgın okurlarım mesajlarına, "Demokrasiye inanmayan senin gibi adama, aha şu bacağımı..." diye başlıyorlar... O çenesi büyük yorumcuyu dinliyorum televizyonda, "Demokrasimiz bu ayıba layık değil" diyor. * Hangi demokrasi?.. Bu memlekette demokrasi oldu da mı zarar görsün?.. Seçmenlerin bir kişiye (liderlere) oy verip ama 550 kişiyi seçmiş olmaları ve kimi seçtiklerini seçtikten sonra gazetelerden öğrenmeleri miydi demokrasi?.. Halkımızın nohut ve kömür karşılığında oylarını satmaları mıydı demokrasi dediğiniz şey?.. Bir dönün bakın; demokrasinin icra edildiği yer Meclis’e; liderler daha ağızlarını açar açmaz alkışlayan kurşun askerler demokrasinin neresidir? Ya da; demokrasilerde "dokunulmazlığın" arkasına saklanıp vurgun, soygun yapma, suç işleme özgürlüğü var mıdır siyasilerin? Böyle midir demokrasi?.. * İşte daha dün: Başbakan, partisinin kapatılma kararını kendi milletvekillerine yorumlarken "Bu iş bizim oyumuzu artırır" dedi. Ne iş?.. Söyler misiniz; suç işlemek oy mu artırır?.. Rejimi yıkmakla suçlanan bir siyasi partinin oylarının artması, dünyanın hangi adam gibi ülkesinde olabilir?.. Nasıl olur?.. * Bu demokrasinin bu kadar kiri pası kimseyi rahatsız etmedi de, laik cumhuriyeti savunmak isteyen bir yürekli savcı sizi rahatsız etti. İçine bu kadar rezalet sığan bir demokrasinin altına, bu sefer ... Devamı

27 02 2008

ERZURUMDA ESKİDEN KULLANILAN SÖZCÜKLER VE ANLAMLARI

           Memleketim Erzurumda eskiden kullandığımız sözcüklerin yeni anlamlarını  aşağıda adresini yazdığım, bir dadaşın sayfasından derleyerek sayfama aldım.Bu sayın dadaşıma teşekkürederim.Siz sayın okuyucularımda  memleketimizin bir yöresi kültürü hakkında bilgi sahibi olasınız istedim.İlginize yeşekkür ederim. aba : abla abacı : terzi ağa : ağabeyi, gada ağıl : yazın hayvanların koyulduğu yer ahan : işte şu ahbun : hayvan gübresi ander : münasebetsiz aşgar : kir aşma : kaysı kurusu avlu : evin giriş salonu ayvan : boş oda baca : dam baci : bacı bardan : büyük çuval bedimli : meteliksiz bedire : kova beg : bey, beyim berf : kar bıldır : geçen yıl bibi : hala bişi : yağda kızartılmış hamur, pişi boğızli : obur cağ : şiş cakkıl : zincirli iki ucuna kova takılan uzun çubuk camış : erkek manda ceferlik : odunluk ceferlik : odunluk celep : besi hayvanlarının sürüsü cığız : mızıkçı cığızlamak : mızıkcılık etmek hakkına razı olmamak cılfa : pulluk cırbağa : cılız,çelimsiz cıstik : erkek ayakkabısı cingen : çingene culuh : hindi cücük : civciv çakçavi : damların üzerine yapılan çerçeveli camekan çangıl : zil çarşut : casus çenebit : camdan ekmek kabı çerçi : gezgin satıcı çermik : kaplıca çiğirt : çekirdek damçi : damla dastar : hamurun üstüne örtülen örtü densiz : uygunsuz devamsız : işe yaramaz dığa : hakararet olarak çocuk dıldılık : ince elbise dıreş : uzun boylu dızınan : iri kıyım,iri yapılı dibek : öğütme aracı dizlik : külot duz : tuz düllük : çocuk düdüğü dürüm : açık ekmekle yapılan sandöviç eğiş : tandırdan eşya veya ekmek çıkarmak için kullanılan çengelli araç emi : amca enek : sapanın toprağı yaran kısmı enik : köpek yavrusu er : erkek, koca ergişi : erkek kişi esgetek : kadın eze : teyze fenikmek : telaşlanmak acele etmek fırfırik : topaç gada : ağabeyi, ağa gah : elma kurusu galah : tezek yığını galo : hayvanları ahıra bağlayan eğik ağaç gancık : sözünde durmayan, dişi köpek gandırıf : çifti ... Devamı

10 02 2008

YIL 2008

Yeni yıl geldi hoş geldi, bakalım günümüz yaşantısında ne değişti:1. Ekonomistler ve iş çevreleri kriz korkusu içindeler ekonomi iyi değil.2. Her şeye en az %20 dolayında zam gelmiş.3. Pahalılık almış başını gitmiş, çarşı, Pazar esnafı kan ağlıyor.4. Halk hastane kapılarında sürünüyor, parası olmayan hizmet alamıyor.5. Borsa düşüyor sanki yükselse Türkiye'nin borcu azalır, itibarı artar.6. Ülkemin basın yayın organları hükümetin sözcülüğünü yapıyor.7. Basınımızın görevi tarafsız olarak gerçekleri yansıtmak olmalıdır.8. Başbakanımız TC'nin valilerine vatandaşlara kömür vs. yardımlarını bizzat verin diyor. Devletin valisi kamyona biner de kömür dağıtır mı? Bu nerede görülmüş, yardımları organize eden devletin kurumları yok mu? Devletin görevi işsizine iş vermektir sadaka toplumu yaratmak değil.9. Olmayan doğal gaza zam geliyor, gazı kesen ülkeye hükümetimiz bir yaptırım uygulayamıyor.Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken hükümet ve yeni bulduğu ortağı ile birlikte insanlara daha demokratiklik ve özgürlük için üniversiteye türbanlı kızlar girsin diye Anayasa değiştirme yasa tasarısını meclise sevk edip muhalefete rağmen çıkardılar. Bu durum tüm yurtta olumsuzluk yarattı sivil toplum örgütleri sokaklara döküldü protesto ettiler. Şimdi sıra yargı organlarını susturmaya geldi onun içinde Yargıtay kanununda değişiklik yapmak istiyor. Bu olanları basanımız ne yazık ki vatandaşa aksettirmediği gibi birde alay ediyor. Seçim meydanında başbakana urgan atan bir siyasi lider şimdi türbana sarılıyor ne güzel. Basınımızın değerli bir kalemi olan Necati Doğru bazı köşe yazarları için bakınız ne sıfatlar yakıştırmış kararı siz verin. Onun sayfasından buraya alıntılıyorum soyadlarını siz koyun.karga kışlayıcı Hasan...  Evlek açıcı İsmet... Tohum atıcı Fehmi... Tarlayı sürücü Taha... Üfürükçü hoca sakallı gübre serpici Ahmet...  Irgata ekmek-yoğurt tayıncı Nazlı... Ayrık otu temizleyici Şahin..." Bir güzel sözde s... Devamı

18 01 2008

TORTUM ÇAY'I

  Tortum Çayı     Dumlu Dağı'ndan çıkıp Tortum ilçesi, Uzundere ilçesinden geçerek Uzundere ilçesi Tortum Gölü'nde biriken sular cebri boru ile Tortum Hidroelektrik Santrali cebri borusundan geçerek türbünleri çalıştırarak elektrik üretir. Artan su ise Tortum Şelalesi'nden akarak dar bir vadiden geçerek Oltu Çayı ile birleşerek Çoruh Nehrini oluşturur ve Gürcistan'a doğru gider. Tortum Çayı civarındaki dik yamaçlardan erezyonla akan topraklar Tortum Gölüne doğru giderek Denizbaşı mevkiinde küçük delta oluşturur. Zaman zaman çiftçiler bu alivyonlu toprakları alarak tarım arazilerine götürerek kullanırlar.Tortum Gölü havzasını erezyondan korumak için ağaçlandırma çalışması ve derelerde taşkın koruma çalışmaları yapılmaktadır.  TORTUM ÇAYI :   Erzurum ilinin en önemli havzalarından birini oluşturan Tortum Havzası Sınırları içerisinden doğan Tortum Çayı, ekolojik, çevresel ve turizm açısından önemli bir yere sahip olan Tortum Gölüne dökülmektedir. §Tortum Çayı, başlangıcı olan Yumaklı ve Akbaba’dan çıkan çaylarla oluşmakta Tortum Havzasını geçerken, civardan gelen çeşitli derelerin sularıyla beslenerek Tortum Gölü’ne akmaktadır.  Ayrıca dik yamaçlı   derin  vadilerden gelen küçük dereler Tortum Çayını beslerler.                Yöresel olarak  “Tortum Deresi“  diye   adlandırılır.    İlkbahar aylarında   karların  da   erimesiyle   oluşan   seller   erozyon’ a      sebep olmaktadır.   Tortum çayı ,  Tortum gölünden çıktıktan sonra gölün aşağı vadisinde   aynı   isimle   çıkarak  Tortum Şelalesini meydana getirir.(Bu şelale Türkiyenin en yüksek şelalesi,aynı zaman da Dünyanın 12. Büyük şelalesidir.)  Yusufeli   kıvrım... Devamı