25 10 2010

Fıkralar...

İrade!! Temel ile Dursun gece yarısı yolda yürüyorlarmış. Ne var bunda yürüsünler diyebilirsiniz. Ama ...bu Temel çırılçıplak, Dursun ise donlu. Bir eliyle önünü diğeriyle de arkasını kapatmaya çalışan Temel, Dursun'a dönmüş: — Ula Tursun!! Pen senun neyini seviyom piliy misun? Dursun: — Neyimu daa? Temel: — İradenü uşağum, iradenü!  Kumarda nerde turacağinu pileysun   Mrs. Neely!! Pazar günkü ayinin sonunda, rahip her zamanki gibi pazar sohbetini yaptı ve konuşmasını şu soruyla bitirdi: - Demek ki, Rabbim adına ne yapmamız lazım, düşmanlarımızı affetmemiz lazım. Öyleyse, bu sohbetimiz ardından, aranızdan kaçı düşmanlarını affetti? Cemaatin %80'i ellerini kaldırdı. Rahip, sorusunu yineledi... Bu kez hepsinin elleri havadaydı, yukarıdaki yaşlı teyze hariç... Rahip sordu: - Mrs. Neely? Hayırdır? Düşmanlarınızı affetmek size bu kadar mı zül geliyor? Mrs. Neel titrek ve son derece şeker haliyle: - Düşmanım yok ki!!! Cemaatten uğultular, şaşkınlık ifadeleri yükseldi. Rahip devam etti: -  Ooo bu gerçekten inanılmaz güzel bir şey!!!  Kaç yaşındasınız Mrs. Neely? -  98! Cemaat ayağa kalkmış, gözyaşları içinde onu alkışlıyordu... - Mrs Neely, lütfen, şöyle yanıma gelir misiniz? Lütfen yavaş! Yavaş.. Aman dikkat... Hah! Şimdi, cemaate dönelim... Evveeett! Lütfen buradaki müminlerimize bu işin sırrını söyler misiniz? Nasıl oluyor da insanın 98 yıl gibi uzun bir ömür de hiç düşmanı olmuyor? Yaşlı kadın küçük ve titrek adımlarla rahibe sırtını döndü, cemaate baktı: - Öldü orospular..!! İNTERNETTEN ALINDI ... Devamı

19 10 2010

Devenin Derdi

        Ağa çalmış çırpmış,yemiş içmiş,sülalesini zengin etmiş,öte tarafa göçecek,ama bir türlü göçemiyormuş.Ölüm döşeğine çocuklarını çağırmışlar.Babaları sayesinde hepsi mal,mülk,şirket sahibi olmuş,"Hayır" mı diyecekler,haklarını helal etmişler. Yok ağa gene ölememiş.Yakın çevresini çağırmışlar bu kez..Ağaları sayesinde ün,ünvan kazanmış,adamdan sayılmışlar,"Hayır" mı  diyecekler,onlar da haklarını helal etmişler.Gel gör ki ağa,yine hayatta kazık çakmış gidemiyor... En sevdiği devesini çağırmışlar son çare...         Deveye sormuşlar: -Hakkını helal ediyor musun? -Etmiyorum. -Yapma, etme neden kiİ? -Bu adam bize çok yük vurdu; affettim.Aç bıraktı, affettim.Kırbaçla canımızı yaktı, affettim.Ama biz elli devenin başına bir eşeği getirdi ya; işte bu yüzden bir türlü affedemiyorum. Not:Bu yazı  19 ekim günlü Cumhuryet gazetesinin Ankara Kulisi yazarı Işık Kansu'nun köşesinden alıntılandı. Devamı

02 03 2010

Kıssadan hisseyi siz bulun...

26 Temmuz Pazar 2009 ASLAN ormanda dolaşırken “Bir yoklama yapayım!” demiş, “Bakalım beni hâlâ kral olarak kabul ediyorlar mı?” Önce maymuna rastlamış: “Gel buraya maymun, ormanın kralı kim?” “Aman efendim bu da sorulacak soru mu? Elbette siz!” * * * TAVŞAN, “Bunlar ne konuşuyorlar?” diye ürkek ürkek laf dinlerken, aslan ona dönmüş: “Söyle bakalım, bu ormanın kralı kim?” Tavşan rahatlamış: “Elbette siz!” * * * ASLAN koltukları kabara kabara yürürken file rastlamış. Fil ile araları iyi değil ama, bir kere daha krallığını onaylatmak istemiş: “Fil efendi, sen söyle ormanın kralı kim?” Fil şöyle bir durmuş, hortumuyla aslanı kaptığı gibi fırlatıp atmış... * * * HİKÂYEYİ buraya kadar bilmiş olabilirsiniz, ama sonu sizin bildiğiniz gibi bitmiyor... Filin savurduğu aslan, bir süre öyle kalmış, üstünü başını temizledikten sonra kuyruğunu kısıp giderken “Ne kızıyorsun be ağam!” demiş: “Bilmiyorsan bilmiyorum de, herkes kralının kim olduğunu bilemez ki!” * * * POLİTİKACININ dini, milliyeti, ırkı değişik olsa bile dili değişmez, hepsi birbirinin dilinden anlar, çünkü aynı teknede mayalanmış, aynı fırında pişmişlerdir. Diyelim ki ülkenin birinde enerji açığı var, komşu ülkeden elektrik alınacak, politikacı bunu halka nasıl anlatır: “Çok güzel bir anlaşma yaptık... Yaz aylarında biz onlardan elektrik alacağız, kışın ise onlar bize elektrik satacak!” * * * ADAMIN garip bir hastalığı varmış, sandalyeye masa, perdeye battaniye, elbise dolabına buzdolabı diyormuş... Psikiyatra götürmüşler; doktor önce vücudundan başlamış, hastanın burnunu tutmuş: “Bu ne?” “Ayak!” Her gün vücut organlarından bi... Devamı

05 02 2010

ERZURUM FIKRASIDIR:

İhtiyarın biri,yolda bir avcı görür. Avcı;omuzunda tüfeğinin yanı sıra ellerinde ucu çatallı demirden yapılmış bir alet,bir ağ, bir de torbada tezek taşıyor.Hani o yakıt olarak kullanılan hayvan pisliği.Bir de köpeği vardır avcının. İhtiyar,avcıyı böyle teçhizatlı görünce ,'oğlum, bu tüfeği anladık.Onunla atarsın,vurursun.Bu köpek ne iş yapıyor?' diye soruyor.Avcı da'Av uzak yere düşer, uçuruma filan düşer, köpek de gider onu alır' der. 'Peki bu demir çubuk ne işe yarar?' sorusunu soruyor ihtiyar.Avcı 'av mağara gibi ince bir yere girerse, o demiri sokar ve kancasıyla çıkartırız' açıklamasını yapar. İhtiyar'Peki oğlum, bu tezek ne için?' diye sorunca avcı şu yanıtı verir:'Bazen av girdiği yerden çıkmaz ve tezeği yakar tütsü gibi dumanı veririz mağaranın içine,öyle çıkartırız.' İhtiyar yine sorar;'Tamam onu da anladık, şu ağ ne işe yarar?' Avcı, 'Bunu da dışarı çıkınca üstüne atarsın, hiç kımıldayamaz' der. İhtiyar bunu duyunca,'E oğul,Allah kimseyi senin eline düşürmesin' karşılığını verir. NOT:Bu fıkra Nihat Genç'in Ver Yansın adlı kitabından alıntılandı. Devamı

17 01 2010

Şeytan

Deniz Som 17 Ocak 2010 ÖYKÜ bu ya, dünyadaki her türlü kötülüğün sorumlusu olarak gösterilen şeytan, üstüne yüklenen bu ağır suçlamadan bıkmış, “Bir gün bir fırsat yaratayım da insanlar ne kadar iyiliksever olduğumu anlasınlar” demiş. Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış. Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün sütler yere dökülmüş. Sağdığı süt ziyan olunca siniri tepesine çıkan genç kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru kan içinde yere yıkılmış. Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş. Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış. Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan, “Bu fel... Devamı

28 12 2009

ERZURUM FIKRALARI...

<_script /><_script />  <script src="http://static.blogcu.com/js/snowflake.js" type="text/javascript"></script>  <a id="blogcusnow" href="http://blogcu.com/"><img id="snow" style="border:0px" width="0px" height="0px" src="http://www.blogcu.com/snowflake.jpg"/></a> Erzurum'a Giden İlk Ayna Lütfen erzurumlular alınmasın.) Tarihte ilk kez Erzurum'a ayna gitmiş.Adamın biri aynayı görüpeline almış.Daha önce hiç kendini görmediği için ölenkardeşine benzetmiş karşısındakini. >Adam:- 'Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmeknasipte varmış'!Aynayı eve ***ürüp sarılıp uyumuş kardeşine. Karısı bakmış adam bi şeye sarılıp uyuyor.Aynaya bakmış bir kadın!'Allah belaağı vireee bu garı da kim?Bi boka da benzese'diyerek feryat figan evden çıkmış muhtara gitmiş.Kadın:- Mığdar benimherif beni bu çirkin garıyla aldatii.'Muhtar aynaya bakmış. Sonradüşünceli düşünceli:'Yav bu garıdan çok gavata benziir'!            Hükümet, Erzurum'a bir yazı göndermiş:Kışın soğuk geçeceği anlaşılmaktadır...Kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu acele bildiriniz.Erzurumlu bir köy muhtarıda hemen Ankara'ya cevap yazmış: 'Yakıtımız pohtir... Kod numarası yohtir. Stokumuz ise çohtir.'Kadın lafıylaErzurum havaalanında yolcular uçağa binmişler.Kapılar kapanmış ve hostes 'sayın yolcular' demiş:Lütfen kemerlerinizi bağlayınız. Kimse bağlamamış.Hostes 'durumu' pilota anlatmış.Pilot, mikrofonu eline almış:Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.Herkes bir anda kemerlerini bağlamış.Hostesin şaşkınlığını gören pilot şöyle demiş: Erzurumlu, kadın lafıyla iş yapmaz.Çay destanıErzurumlu, Bayburt'a gitmiş, kahveye girmiş:Hele gardaş bir çay getir de içek. Ve peş peşe 29 bardak çay içmiş.Bayburtlu sormuş: Abi, daha getirim mi?Erzurumlu, elini kalbine götürüp, yanıt vermiş:Yok gardaş. 30 bardak oldu mu çarpıntı yapiy. Bilgisayar: 'bende diyirem Hee Erzurum'a bilgis... Devamı

10 12 2009

TANRI VE LENIN

Lenin ölüyor ve Tanrı onu cehenneme koyuyor.  Ama Lenin durur mu hiç, başlıyor cehennemde insanları örgütlemeye.    - 'Bakın, biz burada yanıyoruz, acı çekiyoruz, öbürleri orada cennette  rahatlar bollukla yaşıyorlar, olmaz böyle' diyor   ve cehennemde insanlar ayaklanmaya başlıyor.    Melekler hemen gidiyorlar Tanrı'ya;  -  'Tanrım, Lenin cehennemi karıştırdı, insanlar ayaklandı' diyorlar.     Tanrı :  - 'O zaman onu alın Cennete koyun' diyor.   Bu sefer de Lenin  cennette  başlıyor  konuşmaya : - 'Bakın, biz burada bolluk  içinde yaşarken cehennemde yoldaşlarımız  acı  çekiyor, yanıyor,  buna izin vermeyelim'  diyerek orayi da karistiriyor.    Melekler hemen gidiyorlar yine Tanrının huzuruna ;  - 'Tanrım' diyorlar, 'Lenin orayı  da karıştırdı, insanlar cennette de  ayaklandilar ne yapalim?' Tanri;  - 'Getirin su Lenin'i karşıma bakayım' diyor. Melekler gidip   getiriyorlar  Lenin'i, Lenin giriyor Tanrı'nin odasina, kapılar  kapanıyor, aradan 1 saat  geçiyor, 2 saat geciyor, Lenin çıkmıyor odadan... Melekler iyice merak  etmeye başlıyorlar...    Saatler  sonra kapı açılıyor; Lenin çıkıyor içeriden. Hemen giriyorlar melekler  içeriye;   - 'Tanrim, ne oldu, bu kadar ne konuştunuz?' diye soruyorlar.   Tanrı :  - 'Şşşt ! Tanrı yok, hepimiz yoldaşız !!!'    Derler ki, Tanri insanlığa özgü 3 özellik yaratmış :  Dürüstlük, akıl ve siyasi irade. Ama kimseye 2'den fazlasını vermemiş..  Dolayısıyla, eğer dürüst ve akıllı iseniz, siyasetçi değilsiniz.  Eğer dürüst ve siyasetci iseniz, akıllı değilsiniz.  Eğer akıllı ve siyasetçi iseniz, dürüst değilsinizdir. Not:Bu yazı Feramuz Topal tarafından gönderilen E-Posta iletisidir.  ... Devamı

08 12 2009

*Dünya Rakı Günü **

hep birlikte kutlayalım :)    *Dünya Rakı Günü **Aralık ayinin ikinci Cumartesi günü 'Dünya Rakı Günü' olarakkutlanır. Rakıseverler birbirlerine hediye verir. Gidip de başkalarına 'Dünya Rakı Günü diye bir şey mi var?' diye sormayın,çok ayıplarlar. Balığı bol, mevsimi soğuk, geceleri uzun ve**harflerinden 'rakı' yazılabilen yegane ay olan Aralık** ayının ikinciCumartesisi Dünya Rakı Günü olarak kutlanır. Bir kayda rastlanmamakla beraber Bekri Mustafa'nın da Aralık ayının ikinciCumartesi gecesi doğduğu rivayet edilir.. Bu özel gün aynı zamanda yılbaşının şenlikli bir provasıdır.Dünya Rakı Günü, Türkiye ve Dünya sathına yayılmış, tümrakı severler tarafından 2006'dan beri coşkuyla kutlanır :)Yıllar sonra tarihler böyle yazdığında,'Ben ilk günden beri kutluyorum' deme sansınız olsun :) 'RAKININ da muhabbeti olur mu?' diyenler çıkabilir.O meyhanelerde gördüğünüz rakı masaları aslında muhabbet, sohbet masasıdır, Bektaşi der ki :Rakı ağızdan değil, kulaktan içilir.Biz ona içki değil, dem deriz!' RAKININ kitabini yazan Deniz Gürsoy, rakının nasıl içileceğinideğil 'Rakının nasıl içilmeyeceğini' yazmıştır. (Oğlak Yayıncılık) Oturursun masaya, garson bir şişe rakı getirir, mezeleri sıralar,kadehini doldurur, içersin! HAYIR, rakı öyle içilmez...Rakının nasıl içileceğini, ya da nasıl içilmeyeceğini bilelim. **Rakı güneş batmadan içilmez.Rakı yalnız başına içilmez,duvara bakılarak içilmez,rakı keyif için içilir,dertlenmek için içilmez,rakı sohbet için içilir.**Rakı, sakadan, nükteden, işletmeden anlamayan bayır turplarıyla içilmez. Rakı gürültüyle içilmez. Rakı çabuk içilmez, içip masadan kalkılmaz. Rakı sofrasında fazla yemek yenmez, mezelerle yetinilir. Rakı sofrasında sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğukonmaz, Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da buz konur;bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hemkeyfi kaçar. RAKININ ana mezeleri dışında, ekstra mezeleri de vardır,bir de 'göz mezesi' v... Devamı

26 11 2009

YAŞAR BEY UYUYOR

Yaşar Bey, sabah saat 7.00'de *Casio**masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. *Puffy** yorganını kaldırdı. *Hugo Boss** pijamalarını çıkarıp *Adidas** terliklerini giydi. *WC** 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. *Clear** şampuan ve *Protex** sabunuyla duşunu aldı. *Colgate** ile dişlerini fırçaladı. *BRAUN** ile saçlarını kuruttu. *Bill's** gömleğini ve *Pierre Cardin** takımını giydi. *Lipton** çayını içti. *Sony** televizyonda medya özetlerini ve *flash** haberleri izledi. * *Citizen** kol saatine b aktı. Aile fertlerine *'BYE'** deyip *Hyundai** otomobiline bindi. *Blaupunkt** radyosunu açarak, *rock** müziği buld! u. Ağzına bir *Polo** şeker attı. Şehrin göbeğindeki *Mega Center** 'daki ofisine varınca, *Toshiba** bilgisayarını çalıştırdı. *Microsoft Excel'e** girdi. *Ofisboy** 'dan *Nescafe** 'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını  yatıştırmak için *Grissini **yedi. Öglen *Wimpy's Fast Food** kafeteryaya gitti. Ayaküstü, *Coca Cola** ve **hamburgeri **mideye indirdi. *Camel** sigarasını yakıp *Star** gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı *Image Bar'** a uğrayıp *JB'** sini yudumladı, sonra köşedeki *Shopping Center** 'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği *Ariel** deterjan, *Ace** çamaşır suyu, *Palmolive** şampuan, *Gala** tuvalet kağıdı, *Sprite **gazoz ve *Johnson** kolonyayı alarak kasaya yanaştı. *Bonus** kartıyla ödemeyi yaptı. Hafta sonu eşi Münevver'le *Galleria** 'ya giden Yaşar Bey, *Showroom** 'ları dolaşıp *Kinetix** ayakkabı, * *Lee Cooper blue jean** satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği *TV Guide** 'a göz atan Yaşar Bey, kanallar arasında *zapping** yaparak, *First Class** , *Top Secret** , *Paparazzi** gibi programlar izledi. Aynı anda *Outdoor** dergisini karıştırdı. Uykusu gelen Yaşar Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.** 'Ne mutlu Türk'üm diyene!'** diye gerindi ve uyudu.  *Hâlâ da uyuy... Devamı

03 03 2009

Adaylarımızı tanıyalım...

29 Mart 2009 yerel seçimleri için Türkiye genelinde belediye başkanlıkları ve diğer görevler için seçilecek aday isimleri Hürriyet Gazetesi yazarı Sayın YILMAZ ÖZDİL tarafından tesbit edilerek beğeninize sunulmuştur.Yılmaz ÖZDİL yozdil@hurriyet.com.tr       Adaylarımızı tanıyalım...Ömer Marangoz, Adem Dalgıç, Nurettin Celep, Bayram Oduncu, Zekai Çivici, Mustafa Kapıcı, İbrahim Dişçi, Hasan KahveciRecep Ozan, Sait Börekçi, Süleyman Saka, Cemal Avcı, Burhan Çoban, Mustafa Saatçi, Mustafa Değirmenci, Hakan Tütüncü, Abdülkadir Demirci, Coşkun Hekim, Zafer Savcı, Recai Baytar, İsmail Cambaz, Nihat Helvacı, Serdar Kalaycı, Erhan Çiftçi, İlhan Kaptan, Hakan Keresteci, Salih Bakkal.*Orhan Çırak, Fikri Usta.**Arif Sağ, Ali Diri. Cemal Cansız.*Recep Saçlı, Ramazan Kaşlı.Nuri Köse.Burhan Sakallı.Halil Posbıyık.*Mehmet Araç,İbrahim Motor,Sakıp Teker, Seyfi Dingil...Yısuf Yaya.*Mehmet Kavanoz,Hasan Şeker,Mustafa Bal.Mahmut Tat,Cemil Ekşi...Kenan Nohut,Nedim Mercimek,Ömür Kabak,Hüseyin Darı,Mahmut Fındık,Ekrem Kiraz,Mehmet Lokum.Mehmet Süt.Hamza Döner,Nihat kola.Ali Öğün,Hanefi Tok.Hikmet Çay.Mükerrem Kahve...Veysel Tiryaki!*İlyas Şişman,Recep Semiz.*Şahin Pişkin.Şükrü Yanık.Nasır Haşlak.*Mehmet Atik,Mansur Yavaş.Erol Atak,Sait Durgun.Ali Uyanık,Ömer Baygın.*Ahmet Genç,Seyfettin Yaşlı.Ali Kart.*Zübeyde Uslu.Mehmet Şamatacı.Mehmet Golcü,Kâmil Taç.Yusuf Pehlivan. Ahmet Minder.*Yaşar Kulak, Adil Sağır.Semih Çolak,Ümit Topal.Hamdi Balık,Musa Kuş,Nazım Bıldırcın,Dede Teke,Adem Arı,Osman Karabatak,Ramazan Ceylan,Rasim Atmaca,Çetin Kumru,Mehmet Sülük,Abdullah Bülbül,MuhittinBöcek,Ergin Sülün,Nevzat Doğan,Yusuf Mercan,Recep Kapl... Devamı

31 12 2008

2008 YILININ ŞEYLERİ MEYLERİ...

Melih AşıkAçık Pencerem.asik@milliyet.com.trYılın şeyleri meyleri...-   Şehitlerimiz, gazilerimiz: Yılın acısı.-   Manken Yaşar Alptekin: Yılın hacısı.-   Aragones: Yılın dedesi.-   Pınar Altuğ: Yılın gebesi.-   İtalyan gelin Pippa Bacca’nın öldürülmesi: Yılın ayıbı.-   İstiklal Savaşı gazisi, son çılgın Türk Mustafa Şekip Birgöl: Yılın kayıbı.-   Taraflı TRT: Yılın kanalı.-   Deniz Feneri: Yılın talanı.-   Malum zatın hemen her söylediği: Yılın yalanı.-   Sigara yasağı: Yılın yasası.-   “Memleket nereye gidiyor?”: Yılın tasası.-   Kanal 7’nin patronu Zekeriya Karaman yılın kasası...-   Tuncay Güney: Yılın maşası.-   Çocuk tacizleri: Yılın kara lekesi.-   Vakit yazarı Hüseyin Üzmez: Yılın azgın tekesi.-   Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar: Yılın kazığı.-   Pirinç ve bulgur: (Bu yıl da) Yılın azığı.-   Sabah - atv: Yılın satışı.-   Melih Gökçek: Yılın batışı.-   “Milli gelir önümüzdeki yıl 15 bin doları bulacaktır.”: Yılın atışı.-   YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan: Yılın memuru.-   RTÜK Başkanı Zahid Akman: Yılın mamuru.-   İddianame bekleyen Ergenekon tutukluları:  Yılın mağduru.-  Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt: Yılın izleneni.-  RTE ve Abdullah Gül’e gelen hediyeler: Yılın   (en iyi) gizleneni.-  Ahmet Necdet Sezer: Yılın özleneni.-  Allah ile Aldatmak: Yılın kitabı.-  Ankaralı simitçi Özer Yalnız’ın Başbakan’a,    “Para gerekmez dayı”sözü: Yılın hitabı.-  Recep Tayyip Erdoğan: Yılın kayınpederi.-  Aynı zat: (Ülkenin acı kaderi)- Diyanet Denet... Devamı

21 09 2008

TALİHSİZ ADAM...

Talihsiz adam!Üzgün ve pısırık görünüşlü bir adam barda tünemiş oturuyormuş. Önünde bir türlü içemediği bir içki bardağı, suratı asık..O sırada barın kapısı açılmış. Külhanbeyi tavırlı Temel, sert adımlarla barın tezgâhına doğru yürümüş ve pısırık adamı iteleyerek tabureye oturmuş.Hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş. Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra, ‘Ne o, neden böyle surat asıyorsun, Karadeniz’de gemilerin mi battı?’‘Sorma, ben çok talihsiz bir adamım’ demiş pısırık.‘Neden?’ diye sormuş Temel tekrar.Cevaplamış pısırık: ‘Bu sabah karımla kavga ettik, beni evden kovdu. O sinirle işe geç kaldım. Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni işten attı. İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı. Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim, eve gittim ve karımı başka bir erkekle yatakta yakaladım. Bu kadarı da fazla artık dedim, kendimi öldürmeye karar verdim. Tabancayla vuracaktım, silah tutukluk yaptı... Asmaya kalktım, ip koptu. Doğalgazla öleyim dedim, faturayı ödemediğim için gaz kesikti. Eczaneden fare zehri aldım, buraya geldim, içki bardağıma koydum. Onu da geldin sen içtin. Off... Offfff...’ Melih Aşık'ın Açık penceresinden    Devamı

13 01 2008

GÜNÜN FIKRASI

          Bugün güldüren düşündüren bir fıkra yayınlıyorum. Bu fıkra sayın Hasan Pulur üstadımızın olaylar ve insanlar köşesinden alınmıştır.Bu fıkrayı istediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz.Hoşunuza gideceğini ümit ederek saygılar sunarım.       BAZI fıkralar vardır, eskidir ama hep yenidir.Çünkü fıkranın, ana fikri hiç değişmez ki!Bir sabah ormana maliyeciler gelmiş...Tilki hemen kaçmaya başlamış, yolda kaplumbağaya rastlamış:"Hayrola tilki, nereden böyle, niye kaçıyorsun?"Tilki nefes nefese:"Maliyeciler gelmiş!""Sana ne?""Sana ne olur mu? Bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, maliyeci bu kürklerin hesabını sorarsa!"Tilki kaçıp giderken, kaplumbağa koşmaya başlamış...* * *GÖÇMEN kuşlardan kırlangıç, kaplumbağanın kaçtığını görünce yukarıdan bağırmış:"Hayrola, ne oldu?""Maliyeciler gelmiş!""Sana ne?""Sana ne olur mu? Bende yazlık ev, hanımda yazlık ev, çocuklarda yazlık ev!"O da başlamış kaçmaya...* * *MAYMUN merak etmiş:"Nereye yahu?""Maliyeciler gelmiş..."Maymun lafın sonuna gelmeden başlamış kaçmaya, kaçmış kaçmış, sonra bir ara durmuş:"Ulan aptal maymun, niye kaçıyorsun? Senin kıçın açık, hanımın kıçı açık, çocukların kıçı açık, maliyeci bize ne yapar?"* * *BU fıkra bir ara "Ormana komünistler geliyor!" diye anlatılırdı...Kıçı açık maymunun o gün komünistlerden, bugün maliyecilerden korkacak nesi var ki! h.pulur@milliyet.com.tr Devamı

07 01 2008

BEKTAŞİ İLE HOCA

           Günümüzde bektaşi fıkraları çok sevilir bu fıkralara örnek olsun diye sayfama bir bektaşi  fıkrasını internetten indirerek yayınlıyorum. Bektaşi Cuma'ya gitmiş. Camide hoca yüksekçe bir yere çıkmış boyuna nutuk atmakta... Hem de şarap içenleri açıkça kınamaktadır. Bektaşi can kulağıyla dinlemeye başlamış, hoca devamla "Şarap içenler öbür tarafta her türlü ceza görecek. Şarap içmeyenler her türlü sefa görecek... Hatta herbirinin emrine kırk huri verilecek... Huriler şöyle güzel, böyle hoş, başka türlü mültefit... Şarap içenlerinse içtikleri her şişe şarap kıl köprüden geçerken boyunlarına asılacak!!!!  " demiş.  Bektaşi dayanamamış durduğu yerden seslenmiş: "Hoca efendi şişeler dolu mu olacak boş mu!.."Hoca gürlemiş "Bre zındık sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane mi sanırsın!"Bektaşi boynunu büküp itiraz etmiş: "İyi ama hoca, adam başı kırk huri ile sen de öbür tarafı kerhane mi sanırsın!!!" Devamı

20 12 2007

BİRAZ GÜLELİM BAYRAMLIK OLSUN

    Bugün bayramlık bir yazı derledim .Herkese iyi bayramlar olsun. Bektaşi demiş ki! BU sabah bayram namazını kılıp camiden çıktınız, eve gidiyorsunuz. Hava soğuk, sağda solda tiril tiril titreyen dilenciler, biraz ileride de bir koyun sürüsü; ne dersiniz?Bektaşi ne demiş biliyor musunuz?"Allahım koyunların yerine şu garipleri giydirseydin ya!"* * *DİYELİM canınız o gün iki kadeh rakı içmek istedi, bir şişe rakı, peynir, zeytin, sucuk alıp bir kenara çekildiniz, birden karşınızda bir herif peyda oldu, çirkin, çopur, suratsız bir herif:"Mübarek günde rakı içilir mi? Allah'tan utanmıyor musun?"Siz olsanız ne dersiniz?Bektaşi şöyle demiş:"Ulan bir ayna al da yüzüne bak, sahip çıktığın Allah, seni ne hale koymuş!"* * *IRMAĞIN kıyısında otururken, iki çocuklu bir kadın gelmiş:"Şu çocuklardan birine bak da, ben öbürünü karşıya geçireyim, sonra gelir ikincisini alırım!"Hayır, diyebilir misiniz, çocuğun birini alırsınız, kadın da diğer çocuğu alır, tam karşıya geçirirken ayağa tökezleyip çocukla birlikte suya kapılır... Sizin yanınızdaki çocuk da annesinin, kardeşinin başına gelenleri görünce başlar ağlamaya...Siz olsanız ne yaparsınız?Bektaşi de bir şey yapamamış ama, ellerini açıp "Ey Allahım!" demiş:"Şu senin yaptığını ben yapsaydım, canıma okurdun!"* * *OLUR a, yolunuz zengin ama dangalak birinin çiftliğine düştü, adam hem cahil hem hırt, ama mal mülk desen dolu...Olur a, merak ettiniz, sordunuz:"Bunlar senin mi?"Adam homurdanmış:"Evet!""Peki kim verdi sana bunları?""Allah!" derse, siz ne dersiniz?Bektaşi ellerini açmış:"Ver ver, adını bile söyleyemeyenlere ver!"* * *HOCA efendi vaaz ediyormuş:"Ey cemaat, Allah, kullarının kısmetini dört hisseye ayırmıştır. Ulema bu hisselerin birini bir eliyle, ikincisini ikinci eliyle, üçüncüsünü de ağzıyla tutmuş, dördüncü hisseyi de halka dağıtmış."Siz olsanız, ne dersiniz?Bektaşi aşağıdan bağırmış:"O bir hissede dahi hepsinin gözü kalmıştır."* * *BİR de Kurban Bayramı fıkrası, geçen bayramdan bu yana unutmuş o... Devamı

22 11 2007

KAMYON ARKALARINDA YAZILMIŞ YAZILAR

ülkemizin yollarında binlerce kamyon çeşitli şehirlere yük taşır.Meraklı bir vatandaş bu kamyonların arkaların da ki yazıları derlemiş Milliyet gazetesi köşe yazarlarından sayın Melih Aşık'ta bazılarını köşesinde yayınlamış  bu yazıların hoşunuza gideceğini düşünerek ben de bu yazıma konu ettim.İyi okumalar.   Sağdan git iktidar olursun...Arkadan nasılım?Arabanı da al git!Beni türk kebapçılarına emanet ediniz...Çarpma bana devlet sarsılır...Bir ömür geçiyi hadi sen de geç...Fazla yaklaşma akşam 19 haberlerine çıkmayalım!Dikkat! İnsanın yedek parçası yok!Hatalarımı yüz yüze görüşelim!Ya medeni ol,ya tedavi!Mersedes'ten korksaydık Susurluk'a girmezdik...hayatıma fön çeksem düzelir mi?Ne millet vekili,ne cumhurbaşkanı, ille de Kasımpaşalı...Babamız gemi aldı da , biz mi kaptan olmadı Müzik dinlemek için Tıklayın Powered by eSnips.com Devamı