30 11 2007

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR


Bütün taşlar gibi vakarlı,
Hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,
Bütün yük hayvanları gibi battal, ağır
Ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz.
Arılar gibi hünerli, hafif
Sütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesur
Ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altından gizleyen elleriniz.
Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
Bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
Ve insanlar, ah, benim insanlarım,
Yalanla besliyorlar sizi, hâlbuki açsınız,
Etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız.
Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
Göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
İnsanlar. Ah, benim insanlarım,
Hele Asya'dakiler, Afrika'dakiler,
Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik adaları
Ve benim memleketlilerim,
Yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
Elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
Elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
Avrupalım, Amerikalım benim
Uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
Ellerin gibi tez kandırılır,
Kolay atlatılırsın…
İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
Antenler yalan söylüyorsa,
Yalan söylüyorsa rotatifler,
Kitaplar yalan söylüyorsa,
Duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,
Beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
Dua yalan söylüyorsa,
Ninni yalan söylüyorsa,
Rüya yalan söylüyorsa,
Meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
Yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,
Söz yalan söylüyorsa,
Renk yalan söylüyorsa,
Ses yalan söylüyorsa,
Ellerinizden geçinen
Ve ellerinizden başka her şey
Herkes yalan söylüyorsa,
Elleriniz balçık gibi itaatli,
Elleriniz karanlık gibi kör,
Elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
Elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız
Bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
Bu bezirgân sanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.
                         

                                      NAZIM HİKMET RAN

4
0
0
Yorum Yaz