20 12 2007

BİRAZ GÜLELİM BAYRAMLIK OLSUN

    Bugün bayramlık bir yazı derledim .Herkese iyi bayramlar olsun.

Bektaşi demiş ki!

BU sabah bayram namazını kılıp camiden çıktınız, eve gidiyorsunuz. Hava soğuk, sağda solda tiril tiril titreyen dilenciler, biraz ileride de bir koyun sürüsü; ne dersiniz?
Bektaşi ne demiş biliyor musunuz?
"Allahım koyunların yerine şu garipleri giydirseydin ya!"
* * *
DİYELİM canınız o gün iki kadeh rakı içmek istedi, bir şişe rakı, peynir, zeytin, sucuk alıp bir kenara çekildiniz, birden karşınızda bir herif peyda oldu, çirkin, çopur, suratsız bir herif:
"Mübarek günde rakı içilir mi? Allah'tan utanmıyor musun?"
Siz olsanız ne dersiniz?
Bektaşi şöyle demiş:
"Ulan bir ayna al da yüzüne bak, sahip çıktığın Allah, seni ne hale koymuş!"
* * *
IRMAĞIN kıyısında otururken, iki çocuklu bir kadın gelmiş:
"Şu çocuklardan birine bak da, ben öbürünü karşıya geçireyim, sonra gelir ikincisini alırım!"
Hayır, diyebilir misiniz, çocuğun birini alırsınız, kadın da diğer çocuğu alır, tam karşıya geçirirken ayağa tökezleyip çocukla birlikte suya kapılır... Sizin yanınızdaki çocuk da annesinin, kardeşinin başına gelenleri görünce başlar ağlamaya...
Siz olsanız ne yaparsınız?
Bektaşi de bir şey yapamamış ama, ellerini açıp "Ey Allahım!" demiş:
"Şu senin yaptığını ben yapsaydım, canıma okurdun!"
* * *
OLUR a, yolunuz zengin ama dangalak birinin çiftliğine düştü, adam hem cahil hem hırt, ama mal mülk desen dolu...
Olur a, merak ettiniz, sordunuz:
"Bunlar senin mi?"
Adam homurdanmış:
"Evet!"
"Peki kim verdi sana bunları?"
"Allah!" derse, siz ne dersiniz?
Bektaşi ellerini açmış:
"Ver ver, adını bile söyleyemeyenlere ver!"
* * *
HOCA efendi vaaz ediyormuş:
"Ey cemaat, Allah, kullarının kısmetini dört hisseye ayırmıştır. Ulema bu hisselerin birini bir eliyle, ikincisini ikinci eliyle, üçüncüsünü de ağzıyla tutmuş, dördüncü hisseyi de halka dağıtmış."
Siz olsanız, ne dersiniz?
Bektaşi aşağıdan bağırmış:
"O bir hissede dahi hepsinin gözü kalmıştır."
* * *
BİR de Kurban Bayramı fıkrası, geçen bayramdan bu yana unutmuş olabilirsiniz...
Çok şey bilen, lakin her bildiğini yarım yamalak bilen adamın biri kahvede ahkâm kesip "Kurban Bayramı"nı anlatıyormuş...
"Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allahım bana bir kız çocuğu ver, sana kurban edeyim diye yalvarmış... Allah da duasını kabul etmiş, bir kız çocuğu vermiş, adını Ayşe koymuş. Sonra Allah'a verdiği sözün gereği, Ayşe'yi kurban edecek iken Azrail gökten bir keçiyle gelmiş, kızının yerine bu keçiyi kurban et, demiş."
Adam bakmış kimseden ses yok, sormuş:
"Anladınız mı?"
Siz olsaydınız ne derdiniz?
Bektaşi diyeceğini demiş:
"Ulan neresini düzelteyim? Hazreti Davut değil, Hazreti İbrahim; kurban edilecek çocuk kız değil erkek, Hazreti İsmail; gelen melek Azrail değil, Cebrail! Gökten inen keçi değil koç!
Ulan hangisini düzelteyim?"
* * *
BAYRAMINIZ kutlu olsun...
Bayramın son günlerini de kapsayan kısa bir izne çıkıyoruz, kalın sağlıcakla...

h.pulur@milliyet.com.tr

3
0
0
Yorum Yaz